Diş Eti Çekilmesinde Greft Ne Zaman Gerekir?
Greft kararı, çekilmenin miktarından çok nedenine ve gidişine bakar.
Önce cevaplanması gereken soru: neden çekildi?
Diş eti, altındaki kemiğin üzerini örter; kemik ince olduğunda ya da bazı bölgelerde hiç olmadığında üstündeki diş eti desteksiz kalır ve geri çekilmeye eğilimlidir. Bu anatomik yatkınlığın üzerine bir de kuvvet eklendiğinde çekilme başlar.
En sık eklenen kuvvetler şunlardır: sert kıllı fırçayla yatay ve baskılı fırçalama, diş eti hastalığına bağlı iltihap ve kemik kaybı, dişin kemik sınırının dışına doğru hareket ettiği ortodontik durumlar, diş eti kenarına yapışan gergin bir dudak bağı ve dudak ya da dil piercingi. Greft kararından önce bu etkenlerin hangisinin var olduğu belirlenmeli ve ortadan kaldırılmalıdır; aksi hâlde nakledilen doku da aynı kaderi paylaşır.
Greftin gündeme geldiği durumlar
- Yapışık ve keratinize diş eti bandı kalmamış olması
- Takipte ölçülen çekilmenin belgelenmiş biçimde ilerlemesi
- Kök hassasiyetinin diğer yöntemlerle giderilememesi
- Açıkta kalan kök yüzeyinde çürük ya da aşınma gelişmesi
- Gülme çizgisi yüksek hastada ön bölgede estetik şikâyet
- Ortodontik hareket ya da restorasyon öncesi dokunun kalınlaştırılması
- Fırçalamayı ağrılı hâle getiren ve iltihabı tekrarlatan ince doku
Greft yapılmadığında ne izlenir?
Çekilmelerin önemli bir bölümü stabildir; yıllar içinde belirgin şekilde ilerlemez. Bu durumda doğru yaklaşım cerrahi değil, düzenli takiptir. Takipte çekilme miktarı ölçülerek kaydedilir ve gerektiğinde fotoğrafla belgelenir; böylece bir sonraki kontrolde gerçekten ilerleyip ilerlemediği tahminle değil karşılaştırmayla anlaşılır.
Bu süreçte fırçalama tekniği düzeltilir, yumuşak kıllı fırçaya geçilir ve baskı azaltılır; iltihap varsa periodontal tedaviyle giderilir. Kök hassasiyeti için florür vernikleri, hassasiyet giderici macunlar ve gerekirse kök yüzeyine yapılan koruyucu uygulamalar kullanılır. Çoğu hastada bu adımlar hem şikâyeti giderir hem de çekilmeyi durdurur; greft kararı ancak takipte ilerleme görülürse gündeme gelir.
Yavuz Selim'dan Kliniğe Ulaşım, Randevu ve Acil Başvuru
Yavuz Selim bölgesinden gelen hastalar için yol, randevu ve acil başvuru düzeni.
Yavuz Selim'dan kliniğe geliş
Yavuz Selim, Antalya'nın Kepez ilçesine bağlıdır; Kepez merkez ilçelerden biri ve kliniğe yaklaşık 6 kilometre uzaklıkta. Yavuz Selim ile aynı güzergâhı kullanan Aydoğmuş, Çankaya, Esentepe, Göksu gibi çevre mahallelerden gelen hastalarımız da bulunuyor. Kliniğe Yavuz Selim yönünden gelirken konumu WhatsApp hattımızdan isteyebilirsiniz.
Yavuz Selim için randevu düzeni
Bu mesafede Yavuz Selim'dan gelen hastalarda tedaviyi seanslara bölmek sorun yaratmaz; kontrol randevularına gelmek de kolaydır. Kepez genelinden gelen hastalarda olduğu gibi Yavuz Selim'dan gelen aileler için de randevular arka arkaya planlanabilir.
Yavuz Selim'dan acil başvuru
Yavuz Selim'dan gece yola çıkmak kısa sürer; acil bir tabloda beklemeden gelin, yola çıkarken aramanız hazırlığın önceden yapılmasını sağlar. Yavuz Selim'dan acil gelen hastada da sıra, geliş saatine göre değil şikâyetin ciddiyetine göre belirlenir; klinik 7 gün 24 saat açıktır. Yüze yayılan şişlik, yutkunma veya nefes almada zorluk ve ateşle seyreden diş ağrısında en yakın acil sağlık kuruluşuna başvurun.
Bir Dişte Kaç Kanal Vardır?
Kanal sayısı dişten dişe değişir ve aynı tip dişte bile kişiden kişiye farklılık gösterir. Kanal tedavisinin başarısızlık sebeplerinin başında, bulunamayan bir kanalın geride kalması gelir.
Genel dağılım
Bunlar ortalama değerler; istisnalar sanıldığından sık:
- Ön kesiciler: 1 kanal
- Kaninler: 1 kanal, uzun ve kalın
- Küçük azılar: 1-2 kanal
- Alt azılar: 3 kanal, bazen 4
- Üst azılar: 3 kanal, sıklıkla 4 — dördüncüsü en çok kaçırılandır
Kaçırılan kanal ne olur?
Temizlenmeyen kanalda ölü doku ve bakteri kalır. Diş bir süre sorunsuz görünebilir; hatta yıllar geçebilir. Sonra kök ucunda iltihap gelişir, röntgende karanlık alan belirir ve ısırma hassasiyeti başlar. Hasta genellikle bunu yeni bir sorun sanır; oysa eski tedavinin tamamlanmamış olmasıdır. Bu yüzden kanal tedavisi görmüş bir dişte yıllar sonra çıkan şikâyette ilk bakılan şey, gözden kaçmış bir kanal olup olmadığıdır.
Bulunmasını sağlayan araçlar
Mikroskop, kanal girişlerini büyüterek gösterir; çıplak gözle seçilemeyen bir giriş büyütme altında belirgin hâle gelir. Konik ışınlı tomografi kanal sayısını ve seyrini üç boyutlu gösterir; özellikle daha önce tedavi görmüş dişlerde belirleyicidir. Ayrıca elektronik apeks bulucu, kanalın ucuna ne kadar yaklaşıldığını ölçer — dolgunun ne çok kısa ne çok uzun olmasını sağlar.

































































